İnsanın Yaratılışı

25 September, 2011

Bir Titan oğlu olan Prometheus, Zeus’a karşı kin besliyordu. İnsanı yaratarak Tanrılardan dedelerinin öcünü almaya karar verdi. Prometheus, ilk insanı balçıktan yarattı. Balçığı oluşturmak için suyu değil, gözyaşlarını kullandı; fakat yarattığı insanlar aciz mahluklardı. Çiy meyvelerle ve kanlı etlerle besleniyorlar, elbise yerine bitkilerin yapraklarıyla örtünüyorlardı. Onların bu halini gören Prometheus, onlara acıdı ve eline içi baştan başa oyuk; fakat tutuşabilir bir özle kapalı olan “Şeytantersi ağacı” denilen ağaçtan bir dal aldı ve Lemnos Adası’na gitti. Ateş Tanrısı Hephaistos’un alevler fışkıran ocağına gitti ve kızgın ateşten bir kıvılcım aldı. Bu kıvılcımı insanlara götürdü. O gün bu gündür insanlar ateş sayesinde daha iyi yaşamaktadırlar.

Zeus insanı var eden Prometheus’a kızdı ve O’ nu Kafkas Dağı’ na götürdü. Ayaklarına ve ellerine zincirler geçirdi ve O’ nu bir kayaya çaktı. Prometheus insan sesi işitmeksizin yalnız başına kaldığı gibi bir de her gün başına üşüşen bir kartala maruz kaldı. Bu kartal her gün üzerine konup ciğerlerini didikledi. Bu böyle 1000 yıl sürecekti; ama Zeus O’na acıdı ve 30 sene sonra serbest bıraktı.

Voltaire’nin mitine göre ise bu efsane insan yaratıldıktan sonra Zeus, insanların kaç yıl yaşayacağı konusunda kararsız kaldı. Önce 25 yıl yaşamasını istedi. İnsanlar sızlandılar. Daha fazla yaşamak istediler. O sırada yanlarında “tırtıl, kelebek, tavus, beygir, tilki, maymun” bulunmaktaydı. İnsanlar Zeus’a bu hayvanları göstererek bunların ömürlerinden al bizim ömrümüze kat dediler. Baş Tanrı bunun haksızlık olacağını söyledi ve herkesin eşit olması gerektiğini savundu; ancak insanın ömrünün belirli bir zamanlarında o hayvanların hayatını sürmesi kaydıyla kabul etti. Bu yüzden insan ilk doğduğunda tırtıl gibi sürünerek yürür, emekler. Kelebek gibi neşeli bir çocukluk geçirir, gençlik çağında tavus gibi gururlanır, ilerleyen yaşlarla ev bark sahibi olur ve bütün yükü beygir gibi omuzlarında taşır. İnsan kırkından sonra tecrübe kazanır ve tilki gibi kurnaz olurlar. Altmışından sonra da insan maymun gibi çirkinleşir.

İlk Kadının Yaratılışı

Zeus, Olympos’ta krallığını ilan ettikten sonra Prometheus’un insanlara verdiği akıl onları şımartınca ceza vermek istedi. İnsana göndereceği bela bir kadındı…

Oğlu Hephaistos’tan ilk kadını yaratmasını istedi. O’da balçığı su ile yoğurdu ve çok güzel bir bakire vücudu meydana getirdi. Aphrodite’nin vücudunu model olarak kullandı.  Athena, güzel bir kemer taktı ve güzel elbiseler verdi. Hermes ise kalbine hıyanet ve aldatıcı sözler yerleştirdi ve  O’na, Rımca “armağan” anlamına gelen “Pandora” ismini verdiler. Zeus, Pandora’ya esrarlı bir kutu hediye etti. Bu kutuyu hiç açmamasını tembihleyerek ‘Onu yeryüzüne indirdi. Pandora, kutunun içinde ne olduğunu çok merak etti ve Zeus’un emrini unutarak daha dünyaya iner inmez kutuyu açtı. Kutunun içinden hastalık, keder, ıstırap, dert, yalan dünyaya saçıldı. Pandora hatasını anladı ve kutuyu derhal kapattı; fakat insanları yaşatacak ümit, dışarı çıkamamış kutunun dibinde kalmıştı. Böylece Zeus, insanlardan öcünü almış oldu.

Bu Yazıyı Paylaşın:
  • Print
  • Digg
  • Reddit
  • StumbleUpon

Zeus

24 September, 2011

Kronos ve Rhea evlenirler (Gaia ve öz oğlu Uranos’un birleşmelerinden doğan 12 titanlardan olan kardeşler). Bu evlilikten Hestia, Demeter, Hera adında 3 kız, Hades, Poseidon ve Zeus adında 3 erkek çocuk dünyaya gelir. Çocuklarını yerin derinliklerine attığı için babasını öldüren Kronos, aynı şeyin başına geleceğinden korkar ve Rhea çocukları dünyaya getirir getirmez onları yutar,karnında saklar. Karısı Rhea bu duruma üzülür; ancak aralarından yalnızca Zeus’u kurtarark Girit Adası’na İda dağının tepesindeki bir mağaraya getirir. Kronos’a da Zeus diye bir kaya parçası verir , O’da Zeus olmadığını anlamaz ve taşı yutar.

Zeus mağarada, ormanların sık dalları arasında büyür. Keçi Amaltheia’nın sütünü emer. Çok güçlü bir şekilde yetişir, olgunluk çağına geldiğinde mağarasından çıkar ve babasına meydan okumak için geri döner.Önce Kronos’dan yuttuğu taşı ve kardeşlerini kusturur. Sonra O’nu gökten kovar dünyanın dibine, yerin ve denizin alt tabakasından da aşağıya atar.

Zeus, kardeşi Hera ile evlenerek çocuklarını ,kardeşlerini ve öbür Tanrıları da alır ve Olympos dağına yerleşir; fakat burada da Titanlar O’nu rahat bırakmazlar. Her iki taraf da ellerine kocaman kayalar alırlar ve savaşmaya başlarlar. Bu savaştan yer gök sarsılır; fakat Zeus’un Tanrısal silahı olan yıldırımlarıyla bütün toprak yanar,her şey parçalanır, kaynar, dağlar erir ve Titanlar yenilir, hepsi Tartaros’a (cehennem) atılırlar. Zincirlere vurulurlar ve üzerlerine üç yüz kaya yuvarlanır.

Bu mitte Yunanistan’ın yüksek dağlarının, derin uçurumlarının nedenini tasvir eder. Mitoloji,  zaman zaman olan depremlerin, yanardağların ağzından çıkan dumanların ve yeraltından gelen seslerin aslında korkunç Tiranların kımıldadığına ve inlediğine yorar.

Kaynak:

-Can, Şefik.Klasik Yunan Mitolojisi.İstanbul:İnkilap Yayınevi

Bu Yazıyı Paylaşın:
  • Print
  • Digg
  • Reddit
  • StumbleUpon

Uranos ve Gaia (Gök ve Yer)

24 September, 2011

Böyleve evren varlık alanında görüündükten sonra onun üstünde yaşayacak ve ömür sürecekleri meydana getirmek gerekiyordu. Bunun için Gaia kendi öz oğlu Uranos ile birleşti. Onların ilk birleşmelerinden Titanlar doğdu. Altısı erkek altısı dişi olmak üzere on iki tane olan Titanlar şunlardır: Okeanos, Koios, Krıos, Hyperion, İapetos, Kronos, Theia, Rhea, Mnemosyne, Phebe, Tethys, Themis.

Uranos ile Gaia, bundan sonra Kyklops’ları doğurdu. Tanrılara benzeyen; fakat alınlarının ortasında tek gözleri bulunan Kyklops’lar şunlardır: Brontes, Steropes, Arges.

Bunlardan başka omuzlarından bükülmez yüzer kolları sallanan ve sırtlarında ellişer baş çizilmiş olan; Kottos, Briareos, Gyges adındaki devler dünyaya geldi. Bunlara Hekatonehires yahut Centimanes de derler.

Uranos tuhaf bir duygunun etkisi altında kalarak çocuklarından ürküyor, korkuyor, doğdukça onları tutuyor, yerin derinliklerine atıyor, oraya hapsediyordu. Bu harekete Gaia önce sızlandı, sonra kızdı ve kocasından yaptıklarının öcünü almaya karar verdi. Göğsünden parlak çeliği çıkardı, onunla keskin bir tırpan yaptı, sonra çocuklarını tasavvurdan haberdar etti.

Çocukları bu olaydan korktular,yalnız en son doğan oğlu cesur Kronos annesine yardım edeceğini söyledi. Akşam olunca Uranos karısını görmeye geldi. Konuştular, biraz vakit geçirdiler, sonra yattılar. Hiçbir şeyden şüphelenmeyen Uranos derin bir uykuya dalınca annesi tarafından çağırılan Kronos geldi, tırpanla babasını hiç acımadan biçti ve vücudunun kanlı parçalarını denize attı. Babasına ilk tırpanı attığı zaman açılan müthiş yaralardan sızan siyah kan damlaları yere damlayınca yenilmez Erinyesler (Hiddet), korkunç Geants (Devler), ve Meliades perileri doğdular. Dalgaların üstünde çalkalanan et parçalarına gelince; onlardan beyaz bir köpük meydana geldi. Sonra kanlı et parçalarının meydana getirdiği bu beyaz köpükten ilahi bir bakire, genç ve güzel bir Tanrıça olan Afrodit doğdu. Onu dalgalar bir sedef kabuğu içinde çiçeklerle süsleyerek Kıbrıs Adası’na götürdüler.

Kaynak:

-Can, Şefik.Klasik Yunan Mitolojisi.İstanbul:İnkilap Yayınevi

Bu Yazıyı Paylaşın:
  • Print
  • Digg
  • Reddit
  • StumbleUpon